Beylerbeyispor111

Süleymaniye kulübünün şubesi olarak 1911 de kurulan Beylerbeyi Terbiye-i Bedeniye kulübü, Harbiyelilerin sivil kulüplerde futbol oynamalarına müsaade edildiği sıralarda birinci kümede büyük varlık göstermiş ve zamanın kalburüstü takımlarını yenerek kuvvet ve kudretini ispat etmiştir. Beylerbeyi Terbiye-i Bedeniye kulübü, idman Cemiyetleri ittifakına dahil kulüplerden olduğu için; menafi umumiye’ye hadim cemiyetler meyanına da ithal edilerek, 1926 senesinde emlak-i milliye’ye ait bulunan Beylerbeyindeki meşhur istavroz çayırı, Vekiller Heyeti karar ile Beylerbeyi kulübüne ucuz fiyatla satış yapılmak için alakadarlara emir verilmiştir. O gün 2000 lira sarf edilerek tesviye vesairesi yapılan saha; o tarihten bugüne kadar 12 sene geçtiği halde muhtelif değişikliklere uğrayan spor teşkilatı tarafından bir türlü halledilememiş ve iş adeta bir çıkmaza girmiştir. Beden Terbiyesi 946-47 bütçesine konan 5000 liralık tahsisat, geçen yıl başka  sahalara kullanıldığı için, Beylerbeyi’nin sahası yapılamamıştır. Diğer semt kulüpleri gibi, kendi muhitinden bir veridat temin edemeyen Beylerbeyi kulübü, geçen sene lig maçı hasılatı olarak bölgeden 250 lira almıştır. Bu para onbir oyuncunun yalnız futbol ayakkabılarının satın alınmasına dahi kafi değildir. Kendileri ile görüştüğümüz kulüp idare heyeti azaları; saha işi halledilmediği takdirde gelecek sene umumi heyet toplantısında lig maçlarına girmemek için bir karar alacaklarını ve saha işinin 12 senelik gecikmesine sebep olanları takbih edeceklerini söylemektedirler. Beylerbeyliler ikinci küme kulüpleri arasında geçen haftaya kadar ön planda yürümektedirler. Beylerbeyliler birkaç sene evveline kadar deniz sporların da bir şöhret sahibi idiler. O kadar ki; Beylerbeyi’nin üç çiftesi, kulübün denizcilik kaptanı emektar Ömer Akıncıların hümmalı gayreti neticesinde kürek sahasına da adeta geçilmez bir tekne haline gelmiş ve deniz sporları ile uğraşan kulüpler için, Beylerbeyi’nin üç çiftesi daima birincilikte alem olmuştu.